Makale Sahibi: S.M.M.M. Dr. Mehmet KAHRAMAN – Bilirkişi

İflas Erteleme Davalarında Bilirkişilerin Görev ve Sorumlulukları

Günümüzde ekonomi haberlerinde sürekliliği artmaya başlayan iflas ve iflas erteleme davaları, ekonomik hayatı oldukça etkilemektedir. Bu etkinin iflas ile sonuçlanması ise tüm tarafların istemediği bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Adli makamların iflas erteleme davalarındaki istenmeyen bu durumun giderilmesine yönelik olarak aldığı iki tedbir bulunmaktadır; bilirkişilik ve kayyumluk. Bu yazımız bilirkişilerin iflas erteleme davasının sonucunu etkilemesi açısından objektif olarak hangi görev ve sorumlulukları yerine getirmesidir.

6100 sy H.M.K 266. Md özetle; mahkeme heyetine davalarda uzmanlık gerektiren konularda bilirkişilik kurumuna başvurulmasını çözüm yolu olarak önermiştir. Bu durumda bilirkişinin konunun uzmanı olan bir heyetten oluşturulması gerekmektedir. Heyette en az bir mali bilirkişi olması gerekmektedir. Heyet gerçeğe uygun olarak iflas erteleme talebi yapan firmanın hazırladığı iyileştirme raporunu genel muhasebe ve finans kuralları çerçevesinde inceler. Bu inceleme sırasında ise odaklanacağı konular için [1] ilgili yazımı inceleyebilirsiniz. Tam bu sırada ise bilirkişi heyetinin sorumluluk sınırı başlar.
Bilirkişi heyetinin sorumlulukları için ise HMK 285 Md hukuki sorumluluk için; “Bilirkişinin hukuki sorumluluğu 285 Md’ye göre 1. Bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlemiş olduğu gerçeğe aykırı raporun, mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarar görmüş olanlar, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabilirler. 2. Devlet, ödediği tazminat için sorumlu bilirkişiye rücu eder.”  Peki bilirkişi heyetinin iflas erteleme davasındaki bakması gereken kriterler nelerdir? Sorunun kısa cevabı ise aşağıdaki sıralama gibi olacaktır.

1: İyileştirme Projesi
Mahkeme, şirketin mali durumunun iyileştirilmesi olasılığına kanaat getirmesi için erteleme talebi ve iyileştirme projesi birlikte mahkemeye sunulmalıdır. İflasın erteleme için mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulmalıdır. Hakim bu konuda bilirkişi heyetinin incelemesi ile karar verir. Bilirkişi heyeti sadece bilançoda aktiflerin ve pasif durumu özetleme ile değil ekonomik canlılık için dinamik bir analiz ile bakarak geleceğe doğru projeksiyon yapmalıdır.

1.1: Organizasyona İlişkin İyileştirme Tedbirleri
* Üretimin ve ürünün rasyonalize edilmesi.
* Düşük maliyetli ya da yeni üretim ve pazarlama araçlarını geliştirmek
* İşletmeyi kapasite olarak küçültülmesi.
* İşletmeyi karlı ve verimli faaliyet ve alanlar ile sınırlandırmak.
* Yönetimin ve yöneticileri yeniden yapılandırılması vb.

1.2: Mali Nitelikteki İyileştirme Tedbirleri:  Mali iyileştirme projesinde, öz kaynakların artması ve artan yeni kaynaklarla aktifleri arttırmak veya borçları azaltmak seçeneği ile gerçekleştirilebilir.  Aktiflerin azalmasını önleyici nitelikteki tedbirler bu gruba girmektedir.
* Pay sahiplerinin ortaklığa yeni kaynak temin etme vaatleri.
* Kefaletler.
* Banka garantileri.
* Alacakların sermayeye dönüştürülmesi sözleşmeler vb sayılabilir.

1.3: Hukuki Nitelikteki İyileştirme Tedbirleri: Hukuksal olarak ise iyileştirme projesi kapsamındaki borca batık bir işletmede;
* Vergi hukukuna,
* Cebri icra hukuku
* Ticaret hukukuna İlişkin tedbirler ile sağlığa kavuşturulması sayılabilir.
Mahkemeye, defter değerleri esas alınarak düzenlenmiş ara bilanço ve bundan önceki yıllık bilançoların, gelir tabloları da sunulmalıdır. Bunlar destekleyici belgeleri olarak kararın alınması sırasında oldukça önemlidir. İİK m.179’da belirtildiği gibi belge yanında bilgilerin de mahkemeye sunulması zorunluluğu düzenlenmiştir. Nihayetinde borca batıklık tespit bilançosu da sunularak süreç tamamlanır.Ortaklığın Tasfiye Halinde Olmaması: Tasfiye halindeki sermaye şirketinde mahkemece iflasın ertelenmesine karar verilmesi mümkün değildir.

1.4: Alacaklıların Durumunun İflasın Açılmasına Oranla Daha Kötü Duruma Sokulmaması: Ortaklığın borca batıklığından dolayı aniden iflas kararı alınmış olsa idi alacaklılar hak kaybı ile alacaklarını tahsil edemeyeceklerdi. Erteleme kararı ile alacaklılar tahsilattan erteleme süresince faydalanamayacaklardır. Bundan dolayı üçüncü kişilerin korunma ilkesi gereği erteleme yüzünden bir zarara uğramadıklarını kabul ile en azından gecikmeden doğan zararlarının karşılanması ile gerekir. Bu ise mali durumun iyileştirilmesi imkanı ile mümkündür

Bilirkişi heyeti yukarıda kısaca açıklanan iflas erteleme davası için hazırlanması gereken iyileştirme projesi için görev sırasında objektif davranmadığı takdirde ise neler olacaktır?

HMK 286.Md ise, “1. Devlet aleyhine açılacak olan tazminat davası, gerçeğe aykırı bilirkişi raporunun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde, bu mahkemenin yargı çevresi içinde yer aldığı bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde; bölge adliye mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür. (2) Devletin sorumlu bilirkişiye karşı açacağı rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür.” İfadesini kullanır.

İflas erteleme davalarındaki yaşanan sıkıntıların art arda yıkıcı etkiler oluşturması yanı sıra ekonomik zararı minimize etmeye çalışan mekanizmanın hatalı, yanlış ya da yanlı kullanımına yönelik haberlerin daha sık ortaya çıkması ise ayrıca düşünülmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada bilirkişi heyetinin HMK 278 Md ile mahkeme heyetine bağlı çalışması ve gene HMK 284.Md ile kamu görevlisi sayılması ile sebep olacağı zarar dolayısı ile uğranılacak kayıp karşısında hem mağdurlar hem de devlet ile karşı karşıya kalacağını unutmaması gerekir.

Bilirkişilik makamının adaletin tecelli etmesine yardımcı olduğu ve görev sırasında meydana gelebilecek yanlış ve yanlı davranışlar sebebi ile hak kaybına uğranılması sonucunda ağır ceza mahkemesi kapsamında görev kusurun tespiti ile tazminat ve cezaya çarptırılması kaçınılmaz olacaktır. Fakat zarar aslında bu kadar da kalmayacak ve dışsal etki ile hem daha çok kişi zarar görecek hem de adalet mekanizması telafisi zor olabilecek bir güven kaybı yaşayacaktır. Bilirkişilerin ve adalet çalışanlarının bu konuya geçmişe göre daha fazla önem vermesi gerekmektedir.

Kaynakça :


[1] Dr. Mehmet Kahraman, Ekonomik ve Hukuki Yönleri ile İflas Erteleme, http://www.kobitek.com/ekonomik_-_hukuki_yonleri_ile_iflas_erteleme

S.M.M.M Dr. Mehmet KAHRAMAN – Bilirkişi tarafından kaleme alınan “İFLAS ERTELEME DAVALARINDA BİLİRKİŞİLERİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI” başlıklı makalenin tüm hakları yazarına aittir. Bilirkişi.Net yazardan aldığı özel izinle bu makaleyi yayınlamaktadır. Bu makale 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında korunmaktadır.