Makale Sahibi: Avukat  Onur KART
T.C.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
CEZA VE CEZA USUL HUKUKU ANABİLİM DALI
CEZA MUHAKEMESİNDE SORUŞTURMA DERSİ
YÜKSEK LİSANS ÖDEVİ

 

MAKALE KONUSU :5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNU’NDA 62-73. MADDELER ARASINDA DÜZENLENEN BİLİRKİŞİ
DERS ÖĞRETİM ÜYESİ :PROF. DR.CUMHUR ŞAHİN
HAZIRLAYAN                    :ONUR KART
ANKARA
2005

BİLİRKİŞİ HAKKINDA GENEL AÇIKLAMALAR

Bilirkişi, bir ispat sorununun çözümünde uzmanlığından yararlanılan, yargıca ve mahkemeye yardımcı olan kişidir.[1]
Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi bilirkişi, hakimin yardımcısıdır. Bir ispat aracı olarak kullanılmamaktadır. Gerek soruşturmada, gerekse de kovuşturma safhasında toplanan delillerin bir değerlendirmesini yapar ve kanaatini hakime veya mahkemeye iletir. Hukuki değerlendirmeler yapmak bilirkişinin görevinden çok hakimin görevidir. Hakimin veya mahkemenin belirlediği inceleme konusunun dışına çıkmamalıdır.
Bilirkişinin en önemli özelliği olarak ise özel bilgiye sahip olmasıdır. Hakimin sahip olmadığı teknik bilgiye bilirkişinin sahip olması gerekir. Aksi takdirde zaten hakim sorunu genel bilgisiyle çözebilecektir. Bu durum gerek 1412 sayılı CMUK gerekse de 5271 sayılı CMK’nda bu yönde düzenlenmiştir.

5271 SAYILI CMK İLE 1412 SAYILI CMUK’NUN BİLİRKİŞİ İLE İLGİLİ MADDELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI[2]

BİLİRKİŞİLERE UYGULANACAK HÜKÜMLER

Madde 62
(1) Tanıklara ilişkin hükümlerden aşağıdaki maddelere aykırı olmayanlar bilirkişiler hakkında da uygulanır.

1412 sayılı CMUK
Ehlihibrenin tabi olacağı hükümler 

Madde 65-
Altıncı faslın aşağıda yazılı maddelere mugayir olmayan hükümleri ehlihibre hakkında dahi caridir.

BİLİRKİŞİNİN ATANMASI

Madde 63
(1) Çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re’sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanuni temsilcisinin istemi üzerine karar verilebilir. Ancak hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi olanaklı konularda bilirkişi dinlenemez.
(2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok olarak saptanması, hakim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir.
(3) Soruşturma safhasında Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen yetkileri kullanabilir.

1412 sayılı CMUK
Bilirkişinin tayini

Madde 66-
Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin rey ve mütalaasının alınmasına karar verilir.
Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Bilirkişinin tayini ve üçten fazla olmamak üzere adedinin tespiti hakime aittir.
Hazırlık soruşturmasında, gecikmede sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da bu yetkiye haizdir.
Belli hususlar hakkında rey ve mütalaalarını beyan ile kanun tarafından görevlendirilmiş resmi bilirkişi varsa, hususi sebepler olmadıkça başkası tayin edilemez.
Tedavi ve muhafazaya hükmolunması veya Ceza Kanununun 47.maddesinin uygulanması bakımından bilirkişi tetkikatı yaptırmaya hakimler mecburdur.
Bilirkişinin, adli tabip yoksa, mütehassıs bir hekim olması şarttır.
Hazırlık soruşturmasında muayeneleri icabeden kimselerin muayeneleri, Cumhuriyet savcılarının talebi ile yapılır.

BİLİRKİŞİ OLARAK ATANABİLECEKLER

Madde 64
(1) Bilirkişiler, il adli yargı adalet komisyonları tarafından her yıl düzenlenen bir listede yer alan gerçek veya tüzel kişiler arasından seçilirler. Cumhuriyet savcıları ve hakimler, yalnız bulundukları il bakımından yapılmış listelerden değil, diğer illerde oluşturulmuş listelerden de bilirkişi seçebilirler.Bu listelerin düzenlenmesine veya listelerde yer verilenlerin çıkarılmalarına ilişkin esas ve usuller, yönetmelikle gösterilir.
(2) Atama kararında, gerekçesi de gösterilmek suretiyle, birinci fıkrada belirtilen listelere girmeyenler arasından da bilirkişi seçilebilir.
(3) Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmi bilirkişiler öncelikle atanırlar. Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.
(4) Bilirkişi olarak atanan bir tüzel kişi ise, kendisi adına incelemeyi yapacak gerçek kişi veya kişilerin isimlerini, bilirkişi atayacak yargı merciinin onayına sunar.
(5) Listelere kaydedilen bilirkişiler, il adli yargı komisyonu huzurunda “Görevimi adalete bağlı kalarak, bilim ve fene uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.” sözlerini tekrarlayarak yemin ederler. Bu bilirkişilere görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez.
(6) Listelerde yer almamış bilirkişiler, görevlendirildiklerinde kendilerini atamış olan merci huzurunda yukarıdaki fıkrada öngörülen biçimde yemin ederler.Yeminin yapıldığına ilişkin tutanak hakim veya Cumhuriyet savcısı, zabıt katibi ve bilirkişi tarafından imzalanır.
(7) Engel bulunan hallerde yemin yazılı olarak verilebilir ve metni dosyaya konulur.Ancak bu hale ilişkin gerekçenin kararda gösterilmesi zorunludur.

1412 Sayılı CMUK
Bilirkişinin tayini

Madde 66-
(1) Bilirkişinin tayini ve üçten fazla olmamak üzere adedinin tespiti hakime aittir.
(2) Belli hususlar hakkında rey ve mütalaalarını beyan ile kanun tarafından görevlendirilmiş resmi bilirkişi varsa, hususi sebepler olmadıkça başkası tayin edilemez.
Madde 69-
(2) Ehlihibre sıfatiyle dinlenmeleri mensup oldukları dairece memuriyetin menfaat ve icaplarına halel vereceği beyan edilen Devlet memurları ehlihibre olarak dinlenemez.

Madde 72-
Ehlihibre mütalaasını söylemezden veya raporunu vermezden evvel(bitarafane ve tamamen ilim ve fenne muvafık olarak reyini beyan edeceğine vicdanı üzerine) yemin eder.
Ehlihibre, kendisinden talep edilen neviden mütalaa beyan etmek için evvelce umumi surette yemin ettirilmişse yeniden yemin verilmeyerek evvelki yeminin ahdinde beyanı rey aldığını kayıt ve işaret eder.

BİLİRKİŞİLİĞİ KABUL YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Madde 65
(1) Aşağıda belirtilen kişi ve kurumlar, bilirkişilik görevini kabul etmekle yükümlüdürler:
a) Resmi bilirkişilikle görevlendirilmiş olanlar ve 64.maddede belirtilen listelerde yer almış bulunanlar
b) İncelemenin yapılması için bilinmesi gereken fen ve sanatları meslek edinenler.
c) İncelemenin yapılması için gerekli mesleği yapmaya resmen yetkili olanlar.

1412 Sayılı CMUK
Ehlihibreliği kabule mecbur olanlar

Madde 68-
Muayyen hususlarda rey ve mütalaa beyaniyle resmen tavzif edilmiş olanlar yahut tetkikatın icrası için bilinmesi muktazi fen veya sanatla iştigali meslek edinenler veya meslek edinmeye resmen mezun olanlar ehlihibre tayin edildikleri takdirde kendilerine verilen vazifeyi yapmaya mecburdurlar.
Evvelce adliyeye müracaatla ehlihibrelik vezaifini ifaya hazır olduklarını bildirmiş olanlar da bu vazifeyi kabule mecburdurlar.

ATAMA KARARI VE İNCELEMELERİN YÜRÜTÜLMESİ

Madde 66
(1) Bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin kararda, cevaplandırılması uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorularla inceleme konusu ve görevin yerine getirileceği süre belirtilir. Bu süre, işin niteliğine göre üç ayı geçemez. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre, bilirkişinin istemi üzerine, kendisini atayan merciin gerekçeli kararıyla, en çok üç ay daha uzatılabilir.
(2) Belirlenen süre içinde raporunu vermeyen bilirkişi hemen değiştirilebilir. Bu durumda bilirkişi, o ana kadar yaptığı işlemleri açıklayan bir rapor sunar ve görevi sebebiyle kendisine teslim edilmiş olan eşya ve belgeleri hemen geri verir. Bu bilirkişi, 64.maddede öngörülen listelerden çıkarılabileceği gibi; gecikme dolayısıyla uğranılmış zararları da ödemesine karar verilebilir.
(3) Bilirkişi, görevini, kendisini atamış olan merci ile ilişki içinde yerine getirir, gerektiğinde bu mercie incelemelerindeki gelişmeler hakkında bilgi verir, yararlı görülebilecek tedbirlerin alınmasını isteyebilir.
(4) Bilirkişi, görevini yerine getirmek amacıyla bilgi edinmek için şüpheli veya sanık dışındaki kimselerin de bilgilerine başvurabilir. Bilirkişi, uzmanlık alanına girmeyen bir sorun bakımından aydınlatılmasını isteyecek olursa; hakim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı, nitelikli ve konusunda bilgisiyle tanınmış kişilerle bir araya gelmesine izin verebilir. Bu şekilde çağrılan kişiler yemin eder ve verecekleri raporlar, bilirkişi raporunun tamamlayıcı bir bölümü olarak dosyaya konulur.
(5) İlgililer de merciinden, incelemeler yapılırken bilirkişiye teknik nitelikte bilgiler verebilecek olan ve ismen belirleyecekleri kişileri dinlemeleri veya bazı araştırmaların yapılması hususlarında karar verilmesini isteyebilir.
(6) Gerekli olması halinde, bilirkişi, mağdur, şüpheli veya sanığa mahkeme başkanı, hakim veya Cumhuriyet savcısı aracılığı ile soru sorabilir. Ancak mahkeme başkanı, hakim veya Cumhuriyet savcısı, bilirkişinin doğrudan soru sormasına da izin verebilir. Muayene ile görevlendirilen hekim bilirkişi, görevini yerine getirirken zorunlu saydığı soruları, hakim, Cumhuriyet savcısı ve müdafi bulunmadan da mağdur, şüpheli veya sanığa doğrudan yöneltebilir.
(7) Bilirkişiye inceleyeceği şeyler mühür altında verilmeden önce bunların listesi ve sayımı yapılır. Bu hususlar bir tutanakla belirlenir. Bilirkişi, mühürlerin açılmasını ve yeniden konulmasını yine tutanakla belirtmek ve bir liste düzenlemekle yükümlüdür.

1412 sayılı CMUK 
Ehlihibrenin salahiyeti

Madde 73-
Ehlihibre lüzum gösterirse raporunu tanzim için şahitleri dinlemek ve maznunu sorguya çekmek suretiyle muhtaç olduğu mütemmim malumatın istihsali temin olunabilir.Aynı maksatla ehlihibrenin kısmen veya tamamen dosyayı tetkik etmesine ve şahitlerin dinlenilmesinde veya maznunun sorguya çekilmesinde hazır bulunmasına ve hatta bunlara doğrudan sual sormasına dahi müsaade olunabilir.

BİLİRKİŞİ RAPORU, UZMAN MÜTALAASI

Madde 67
(1) İncelemeleri sona erdiğinde bilirkişi yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan bir raporu, kendisinden istenen incelemeleri yaptığını ayrıca belirterek, imzalayıp ilgili mercie verir veya gönderilir ve bu husus bir tutanağa bağlanır.
(2) Birden çok atanmış bilirkişiler değişik görüşleri yansıtmışlarsa veya bunların ortak sonuçlar üzerinde ayrık görüşleri varsa, bu durumu gerekçeleri ile birlikte rapora yazarlar.
(3) Bilirkişi raporunda, hakim tarafından yapılması gereken hukuki değerlendirmelerde bulunulamaz.
(4) Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor örnekleri duruşma sırasında Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanuni temsilcisine doğrudan verilebileceği gibi; kendilerine iade-i taahhütlü mektupla da gönderilebilir.
(5) Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için istemde bulunabilmelerini sağlamak üzere Cumhuriyet savcısına, katılana, şüpheli veya sanığa, müdafiine, kanuni temsilciye süre verilir. Bu kişilerin istemleri reddedildiğinde, üç gün içinde bu hususta gerekçeli bir karar verilir.
(6) Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii, kanuni temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler.Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.

1412 sayılı CMUK
Bilirkişinin mütalaasını bildirme şekli ve süresi

Madde 75-
Bilirkişi mütalaasını yazı ile bildirir. Ancak hemen mütalaa verilmesi mümkün işlerde bilirkişinin sözlü mütalaası ile yetinilebilir ve bu mütalaa tutanağa geçirilerek imza ettirilir.
Bilirkişi yazılı mütalaasını tayin edilen süre içerisinde vermeye mecburdur. Bu süre işin niteliğine göre iki ayı geçemez. Belirlenen süre içinde mütalaasını vermeyen bilirkişi hakkında 63.madde hükmü uygulanır.

DURUŞMADA BİLİRKİŞİNİN AÇIKLAMASI

Madde 68
(1) Mahkeme, her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebileceği gibi; ilgililerden birinin istemesi halinde de açıklamalarda bulunmak üzere duruşmaya çağırabilir.
(2) Yaptıkları açıklamalardan sonra mahkeme başkanı veya hakim, çekilmelerine izin vermedikçe, bilirkişiler duruşma salonunda kalırlar; ancak salona teker teker alınıp birbirinden ayrı olarak dinlenilmeleri zorunlu değildir.
(3) Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüpheli veya sanığın, müdafiin veya kanuni temsilcinin istemi üzerine bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenilmesi hususunda da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.

1412 Sayılı CMUK 
Şahidin ve ehlihibrenin dinlenildikten sonra mahkemeden uzaklaşmaları

Madde 241-  
Şahitler ve ehlihibre dinlendikten sonra ancak reisin emir ve müsaadesiyle mahkemeden çıkabilirler. Bunun için evvelce Cumhuriyet Müddeiumumisine ve maznuna sorulur.

BİLİRKİŞİNİN REDDİ

Madde 69
(1) Hakimin reddini gerektiren sebepler, bilirkişi hakkında da geçerlidir.
(2) Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanuni temsilci, ret hakkını kullanabilir. Hakim veya mahkeme tarafından atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel sebep olmadıkça ret hakkına sahip olanlara bildirilir.
(3) Ret istemini davayı görmekte olan hakim veya mahkeme inceler. Soruşturma evresinde, Cumhuriyet savcısınca kabul edilmeyen ret istemi sulh ceza hakimince incelenir. Reddi isteyen kişi, bunun nedenini, dayandığı olguları göstererek açıklamakla yükümlüdür.

1412 Sayılı CMUK
Ehlihibrenin reddi

Madde 67-  
Ehlihibre, hakimin reddini mucip olan sebeplerden dolayı reddolunabilir.
Şahitlik, ehlihibre olmağa mani değildir. Ret hakkı, Cumhuriyet Müddeiumumisine ve davacı ile maznuna aittir. Hakim tarafından tayin olunan ehlihibrenin isimleri mani sebepler olmadıkça ret hakkını haiz olanlar bildirilir.

Ret talebini işi soruşturmakta veya davayı görmekte olan hakim veya mahkeme inceler. Reddi isteyen taraf ret sebebini ispat ile mükelleftir. Yemin delil olmaz.

BİLİRKİŞİLİKTEN ÇEKİNME, BİLİRKİŞİ OLARAK DİNLENEMEYENLER

Madde 70
(1) Tanıklıktan çekinmeyi gerektirecek sebepler bilirkişiler hakkında da geçerlidir. Bilirkişi, geçerli diğer sebeplerle de görüş bildirmekten çekinebilir.

1412 Sayılı CMUK
Ehlihibrelikten çekinme hakkı,ehlihibre olarak dinlenemeyenler

Madde 69 –
Şahitlikten çekinmeyi mucip olabilen sebepler ehlihibrelikten de çekilmeyi mucip olabilir. Ehlihibre makbul diğer sebeplere binaen dahi mütalaa beyanına mecbur tutulmayabilir.
Ehlihibre sıfatiyle dinlenmeleri mensup oldukları dairece memuriyetin menfaat ve icaplarına halel vereceği beyan edilen Devlet memurları ehlihibre olarak dinlenemez.

GÖREVİNİ YAPMAYAN BİLİRKİŞİ HAKKINDAKİ İŞLEM

Madde 71
(1) Usulünce çağrıldığı halde gelmeyen veya gelip de yeminden, oy ve görüş bildirmekten çekinen bilirkişiler hakkında 60 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.

1412 Sayılı CMUK
Görevini yapmayan bilirkişi hakkında işlem

Madde 70-
Rey vermekle mükellef olduğu ve usulü dairesinde çağrıldığı halde gelmeyen veya gelip de yeminden, rey ve mütalaa beyanından çekinen bilirkişiler hakkında tanıklara ilişkin hükümler uygulanır.

BİLİRKİŞİ GİDER VE ÜCRETİ

Madde 72
(1) Bilirkişiye, inceleme ve seyahat gideri ile çalışmasıyla orantılı bir ücret ödenir.

1412 Sayılı CMUK
Ehlihibreye tazminat,masraf ve ücret

Madde 77-
Ehlihibre tarifeye göre kaybettiği vakit için alacağı tazminattan başka tetkikat ve seyahat masraflarını ve çalışmasıyla uygun ücretini alır.

SAHTE PARA VE DEĞERLER ÜZERİNDE YAPILACAK İNCELEMELER

Madde 73
(1) Para ve devlet tarafından çıkarılan tahvil ve hazine bonosu gibi değerler üzerinde işlenen sahtecilik suçlarında, elkonulan para ve değerlerin hepsi, bunların asıllarını tedavüle çıkaran kurumların merkez ve taşra birimlerine incelettirilir.
(2) Yabancı devletlerin paraları ve değerleri hakkında da yetkili Türk makamlarının görüşlerinin alınmasına karar verilir.

1412 Sayılı CMUK
Kalpazanlık ve evrakı nakdiye sahtekarlığında yapılacak tetkikler 

Madde 84-
Kalpazanlık ve evrakı nakdiyeye ait sahtekarlık suçlarında zaptolunan paralar ve evrak lüzum görülürse bunların sahihlerini tedavüle çıkaran makamlara tetkik ettirilir. Bu makamlar, taklit veya sahtekarlığın ne suretle yapılmış olduğu ve eserleri neden ibaret bulunduğu hakkında rey beyan ederler.
Yabancı paraları ve evrakı için de salahiyetli Türk makamlarının reyi alınmakla iktifa olunur.

Vesikanın tetkiki suretleri

Madde 85-
Bir vesikanın doğruluğunu veya sahteliğini tahkik etmek yahut failini meydana çıkarmak için ehlihibre marifetiyle yazı ve mühür tetkikatı yapılabilir.

5271 SAYILI CMK İLE 1412 SAYILI CMUK’NUN DÜZENLEMELERİ VE FARKLI YÖNLERİ

Bilirkişilik kurumu, Türk hukuk sistemin içinde çoğunluk tarafından sorunlu bir kurum olarak değerlendirilir. Bu sorunların arasında bilirkişilerin belirlenme usulleri, verdikleri raporların açıklanmaya muhtaç olması, –çok sınırlı olsa da– etki altında rapor düzenlemeleri, ücretlerinin tatmin edici olmaması vb. gösterilebilir. 5271 sayılı Kanun, bu sorunları çözme anlamında düzenlemeler yapmıştır. Uygulamada bunların hayata geçirilmesi hukuk sisteminin rahatlamasını getirecektir.

Somut olarak yapılan değişikliklere bakılacak olursa, öncelikle bilirkişinin duruşmada dinlenilmesi önemli yeniliklerdendir. CMK 68.maddesindeki düzenleme sayesinde bilirkişinin verdiği rapor yeterli sayılmayabilecektir. Bilirkişi duruşmada dinlendiğinde yazdığı raporun açıklanması sağlanabilecektir. Bilirkişiye raporla ilgili ayrıntılı sorular sorulabilecektir. Bu yöntem bilirkişinin kötü niyetli veya menfaat karşılığında verebileceği raporların denetiminde etkin bir yol olarak kullanılabilir.[3] 1412 sayılı CMUK’nda bu yönde bir düzenleme yoktu.
CMK’nun 63/2.maddesinde düzenlenen seçilebilecek bilirkişi sayısı önceki kanunla farklılık göstermektedir. CMUK’nda üç ile sınırlanan bilirkişi sayısı, gerekçesinin belirtilmesi şartıyla daha fazla sayıda belirlenebilecektir.
62.maddede ise önceki kanuna paralel bir düzenleme yapılmıştır. Tanıkların çağrılması konusundaki hükümler bilirkişiler hakkında da uygulanabilecektir.[4] Ancak yeminsiz dinlenebilecek tanıklar hakkındaki hükümler uygulanamayacaktır. Çünkü bilirkişinin görevini yaparken yemin etmesi zorunlu tutulmuştur.
Hakimin sahip olması gereken genel ve hukuki bilgilerle sorunu çözebilecek durumda olması halinde bilirkişiye gitmeyeceği, hem CMK hem de CMUK tarafından düzenlenmiştir.
Bilirkişilik açısından getirilen önemli yeniliklerden birisi de bilirkişilerin seçimi konusundadır. 64.maddeye göre; bilirkişilerin seçimi belirlenen listelerden yapılacaktır. Gerekçesi gösterilerek liste dışından da bilirkişi seçimi yapılabilecektir. Listelere kayıtlı bilirkişiler, komisyonlar önünde yemin edecektir. Her dosyadan önce yemin etme zorunluluğu kalkmıştır. Liste dışındakiler ise görevlendirildikleri dosyadan önce yemin edeceklerdir. Böylelikle kanunun bir nevi “Yeminli Bilirkişilik” kurumu (kütüğü) oluşturmak istediği söylenebilir.[5]
1412 sayılı CMUK açısından böyle bir liste sistemi geçerli değildi. CMUK’nun 66.maddesinde, bilirkişilerin tespitinin hakime ait olduğu belirtilmiştir.
64.maddenin 4.fıkrasındaki tüzel kişilerle ilgili düzenleme açısından farklı görüşler ileri sürülmektedir. Kanunun gerekçesinde “bilirkişi olarak bir tüzel kişi seçildiğinde (örneğin bir araştırma veya muhasebe şirketi gibi )incelemeyi yapacak kişi veya kişilerin isimleri atayan mercie bildirilecek ve bunlar yargı merciinin onayından sonra işlerine başlayacaklardır.”şeklinde açıklama bulunmaktadır.[6] Ancak bunun aksi yönündeki görüşler ise; tüzel kişilerde görev alacak bilirkişinin ismen belirtilmesine gerek olmadığını ileri sürmektedirler. Örneğin, Adli Tıp Kurumu veya üniversitelere gönderilen dosyalarda bilirkişilerin isim olarak belirtilmesine gerek yoktur. Dava dosyasının kurumun ismine gönderilmesi ve raporun da kurum adıyla düzenlenmesi yeterlidir.[7]
Böyle durumlar için belli kurumlardaki isimler, o ilin listesine alınıp toplu bir onaydan geçebilirler.
CMK’nun 66.maddesinin 1.fıkrasında bilirkişi raporu için verilecek sürenin üç ayı geçemeyeceği belirtilmiştir. Özel sebeplerin varlığı halinde de bir kez en fazla üç ay daha uzatılabilir. Bu husus, CMUK’nun 75.maddesinde iki ay olarak düzenlenmişti.
66.madde ile getirilen bir yenilik de bilirkişinin görevini yaparken şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin bilgisine başvurabilmesidir. Bu hükümle bilirkişiye bir anlamda “muhakkik” görevi verildiği ifade edilmektedir.[8] Aynı maddenin 6.fıkrasında ise bilirkişinin soruşturmada C.Savcısının, kovuşturmada hakimin izniyle şüpheli, sanık veya mağdura doğrudan ya da dolaylı olarak soru sorabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumun duruşmada cereyan etmesi gerekmektedir. Aksi halde, tarafların duruşma dışında görüşmesi halinde sözlülük ve yüze karşılılık esaslarına uyulmadığı söylenebilir. Ancak bu kurala da bir istisna getirilmiştir. Muayene ile görevli hekim, zorunlu saydığı soruları sanık, şüpheli veya mağdura  duruşma dışında da doğrudan sorabilecektir.
CMUK’nda da buna yakın bir düzenleme olduğu göze çarpmaktadır. 73.madde de bilirkişinin şahitleri dinleyebileceği ve sanığı sorguya çekebileceği ifade edilmektedir.
Yeni düzenlenen bir kurum da uzman mütalaasıdır. CMK madde 67/6.da düzenlenen bu kurum, tarafların bilirkişi raporunda eksiklik görmeleri ya da bilirkişi raporundan farklı bir görüş ileri sürmeleri durumunda uygulanabilecektir. Yargılamayı geciktirmemesi için uzman mütalaası için ek süre istenemeyeceği hükme bağlanmıştır. Hakim veya mahkemenin bu mütalaa ile bağlı olmadığı açıktır.
Bilirkişi listelerindeki seçim sırasında il dışındaki bir listeden bilirkişi seçilmesi halinde, ismin seçilmesi talimatı yerine getiren makamdan istenebilir. Gerekçesi açıklanmak suretiyle bilirkişiyi talimat yazılan yer makamları belirleyebilir.[9]
CMK’nda  farklı düzenlenen diğer konular arasında ölünün kimliğini belirleme ve adli muayene (mad.86), otopsi (mad.87), zehirlenme şüphesi üzerine yapılacak işlem (mad.89), yeni doğanın cesedinin adli muayenesi veya otopsi (mad.88) gelmektedir. Bu konular CMUK’nda “Ehlihibre ve Keşif” başlığı altında düzenlenmişti. CMK ‘nda ise “gözlem altına alınma, muayene, keşif ve otopsi” başlığı altında incelenmiştir.
Kamu görevlilerinin bilirkişi olarak atanmaları CMK madde 64/3.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.”[10]Ancak CMUK’ndaki hüküm, bundan farklıdır. CMUK, devlet memurlarının bilirkişi olarak dinlenememesi için “memuriyetin menfaat ve icaplarına halel vermeyi”şart koşmuştur. Halel vermemesi halinde devlet memurları, kendi kurumları ile ilgili bilirkişi olarak görev yapabilecektir. CMK ise –haklı olarak– böyle bir şart aramamış, her durumda kendi kurumuyla ilgili bilirkişiliği kabul etmemiştir.
Tanıklık ile ilgili hükümlerden bilirkişiliğe aykırı olmayanların uygulanacağına yönelik 62.maddenin tezahürü, 71.maddede görülebilir. Görevini yapmayan bilirkişi hakkında hüküm verilene kadar ve her halde üç ayı geçmeyecek disiplin hapsi verilebileceği maddede düzenlenmiştir. Ayrıca yine duruşmaya usulüne uygun bir şekilde çağırılmasına rağmen katılmayan bilirkişi hakkında zorla getirme kararı çıkarılabilecektir. Bu maddenin uygulanması ise soruşturma aşamasında Sulh Ceza hakiminden istenecektir.[11]
Bilirkişilerin birden fazla olması halinde duruşmada birlikte dinlenebilirler. Bu konu, 68/2.maddede hükme bağlanmıştır. Salona teker teker alınıp ayrı dinlenmeleri zorunlu değildir. CMUK uygulamasında ise bilirkişilik kapsamında düzenleme yapılmadığı için tanıklıkla ilgili bölüme bakılıyordu. Burada da tanıkların tek olarak dinleneceği (mad.54) ifade edilmiştir. CMK ile CMUK bu noktada ayrılmaktadır.
Bilirkişi raporunun taraflara bildirilmesi hakkında da CMK farklı hükümler getirmiştir. 67/4.maddede rapor örneklerinin taraflara duruşmada verilebileceği, tarafların isteği halinde iade-i taahhütlü mektupla da gönderilebileceği belirtilmiştir. CMUK’nda ise bilirkişi mütalaasının yazılı olarak verileceği, tutanak tutularak imza ettirileceği ifade edilmiştir (mad.75). Uygulamada da taraflar, dosyayı belli periyotlar halinde kontrol ederek bilirkişi raporunun gelip gelmediğine bakmaktadırlar. Geldiyse kendilerine ait nüshasını almakta ya da tek nüsha gönderilmişse fotokopi yoluyla çoğaltarak bilirkişi raporuna sahip olmaktadırlar. Yeni Kanun hükmünün uygulanabilmesi halinde, taraflar açısından önemli ve yararlı bir hüküm olduğu açıktır.

SONUÇ

Yeni Kanundaki düzenlemelerin bilirkişilik müessesesi hakkında iyileştirmeler getireceği görülmektedir. Bilirkişinin duruşmada dinlenebilmesi, hem tarafların rapordaki anlaşılamayan noktaları açıklattırabilmesi açısından, hem de bilirkişinin denetimi açısından faydalı olacaktır. Özellikle iş yükü yoğun olan bilirkişiler, zaman zaman raporları ya yardımcılarına düzenlettirmektedirler ya da inceleme yapmadan matbu evrakları doldurup standart cümlelerle rapor düzenlemektedirler. Duruşmada dinleneceğini bilen bilirkişinin, incelemeyi daha ayrıntılı ve dikkatli yapacağı, bir başka deyişle dersine çalışarak duruşmaya çıkacağı açıktır.
Bilirkişi incelemesinin objektif esaslara göre yapılması, bilirkişilerin seçiminde bilgi ve uzmanlığa öncelik tanınması, bilirkişilik kurumunun hak ettiği yere gelmesine katkıda bulunacaktır. Bilirkişi raporlarının mümkün olduğu kadar çabuk düzenlenmesi, çok uzadığından şikayet edilen yargılamanın kısalması için da önemli bir faktördür. Ayrıca yine raporların açık, ayrıntılı, inceleme konusunu tamamen kapsayıcı şekilde düzenlenmesi hakimlerin ve tarafların işlerini de kolaylaştıracaktır.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1-ERDAL NOYAN, GEREKÇELİ CEZA MUHAKEMESİ KANUNU, 2005
2-PROF.DR.ERDENER YURTCAN, CEZA YARGILAMASI HUKUKU, 9.BASKI, EKİM 2002
3-PROF.DR.FARUK EREM, CEZA USULÜ HUKUKU, 4.BASI, 1973
4-SÜLEYMAN ÖZAR HAKAN A.YAVUZ, TCK-CMK-CGTİK VE İLGİLİ MEVZUAT, ASİL YAYINLARI, 2005
5-WWW.TBMM.GOV.TR
6-WWW.CEZA-BB.ADALET.GOV.TR, MURAT AYDIN, CEZA MUHAKEMESİ EĞİTİM NOTLARI, 2005
7-WWW.CEZA-BB.ADALET.GOV.TR, İLHAMİ DÜNDAR, BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ, 2005
8-WWW.HUKUKİ.NET, MAKALELER, 2005

 


[1] Yurtcan Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku,  9.Baskı,  2002,  sf 456
[2] www.tbmm.gov.tr, 17.11.2005
[3] Aydın Murat, Ceza Muhakemesi Kanunu Eğitim Notları,  2005,  sf.4
[4] Noyan Erdal, Gerekçeli Ceza Muhakemesi Kanunu,  2005,  sf.195
[5] Aydın, sf.4
[6] Noyan, sf.197
[7] Aydın, sf.5
[8] Aydın, sf.4
[9] Dündar İlhami, Bilirkişi İncelemesi, 2005, sf.5
[10] Noyan, sf.196
[11] Dündar, sf.4

Avukat – Onur KART –  tarafından kaleme alınan “5271 SAYILI CMK’DA 62-73. MAD. ARASINDA DÜZENLENEN BİLİRKİŞİ” başlıklı makalenin tüm hakları yazarına aittir. Bilirkişi.Net yazardan aldığı özel izinle bu makaleyi yayınlamaktadır. Bu makale 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası kapsamında korunmaktadır.